"Ben Başıma Gelenler Değilim, Ben Başıma Gelenlerden Sonra Olmayı Seçtiğim Kişiyim"
"Ben başıma gelenler değilim, ben başıma gelenlerden sonra olmayı seçtiğim kişiyim" — Carl Jung
Ne kadar kolay, değil mi? "Ne gördüm ki ne göstereyim?", "Böyle gelmiş, böyle gider", "Yaşadıklarım beni bu hale getirdi" demek... Çevredeki her şey değişim içindeyken, insanın kendisini yalnızca geçmişin bir eseri olarak görmesi ve hayatını dikiz aynasına bakarak yaşaması ne kadar da olağan ve konforlu.
Peki ya “gelecek”?
Sadece endişe verici bir bilinmezlik mi, yoksa hayallere doğru uzanan bir yolculuk mu? Doğru tanım nedir? Tek midir? Kim nasıl belirler? Kabul görmüş sözlük anlamıyla mı, değişmeyen tabularla mı, yoksa her birimizin kendine özgü yüklediği anlamla mı?
Ve bugün... Geçmiş ve gelecek arasındaki köprü. Bugünkü davranışın etkeni nedir? Konfor alanında kalmaktansa harekete geçmeyi tercih ettiren nedir? Rahatsızlık veren acı mı, yoksa vaat edilen ödül mü?
Acı ise, bu acının sınırı nedir? Ne zaman son demine gelir? Son damla inene dek geçen zaman, telafisi olmayan bir kayıp olarak mı kalır? Bu kaybın bedelini ödemek değişimin bedelinden daha mı kolaydır?
Harekete geçirecek şey "Ödül" ise, bu ödül alınmadan nasıl bilinir? Gerçekten ulaşmadan, ödülün tadını almak mümkün müdür?
Her insan kendi hikayesinin baş kahramanı ise; hikayesi sadece başına gelenlerden ibaret midir? Yoksa onlarla köklenip onlardan beslenerek oluşturduğu esşiz eser mi? Ne dersiniz? Düşünmeye değer mi?
Kriz Anlarında Reaksiyon Biçimleri
Sık Sorulan Sorular
Bu Hisler Tanıdık Geliyorsa
Bu hisler tanıdık geliyorsa, bir keşif görüşmesi yapabilirsiniz. Online karar koçluğu; hayatlarında büyük değişimlerin eşiğinde olan ve ilerlemek adına rasyonel bir çerçeveye ihtiyaç duyanlar için tasarlanmış bir süreçtir.
📱 WhatsApp ile Keşif Görüşmesi